Sivilce (akne)nin kistik formlarında yağ bezleri, bakteriler, hücreler ve sebumla doludur. Yağ kanalı tıkalı olduğundan, bu kist içeriği deri dışına atılamaz. Bir süre sonra kist patlar ve bu maddeler derinin alt tabaklarına yayılır. Buradaki cilt hasarından dolayı cillte izler kalır. Sivilce (akne) izlerinin kalıcı olmasının nedeni, reaksiyonun aşırılığı nedeniyle kollajen liflerin hasarlanmasıdır.
Sivilce (akne) şikayeti olanlarda iz kalma oranı bir çalışmada erkeklerde %11 kadınlarda %14 bulunmuştur. İlerleyen yaşla birlikte, özellikle 40’lı yaşlardan sonra kollajen liflerinin daha da azalmasıyla, var olan izler daha belirginleşir.
Sivilce (akne) sonrası kalan izler, sivilce (akne) esnasında oluşan reaksiyonun yaygınlığı ve derinliğinin derecesine bağlıdır. Reaksiyonun şiddeti, sivilce (akne) izlerinin tipini, derinliğini ve tipini belirler.
Sivilce (akne) ve izleri sadece cildi ilgilendiren bir durum değildir. Yapılan araştırmalarda sivilce (akne) ve izleri kişileri psikolojik olarak önemli derecede etkiler. Sivilce (akne) ve izleri mutsuzluk, sıkıntı, kendine güvensizlik, sosyal ilişki kuramama, kendi bedeninden hoşlanmama, kızgınlık, endişe, psikiyatrik hastalıkların alevlenmesi, kimlik bunalımı, depresyon, şiddete eğilim ve akademik performansın azalması gibi psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bu yüzden sivilce (akne) ve izlerinin tedavisi çok önemlidir.
Üç tip sivilce (akne) izi vardır:
- Yüzeyel sivilce (akne) izleri
- Derin sivilce (akne) izleri
- Keloid
Eğer derinin üst tabakaları etkilenirse, yüzeyel izler kalır. Bu izler hafif kırmızı, deriden çok az çöküktür. Bazen kahverengi renkli değişiklikler de olabilir. Retinoik asidin deriye uygulanması, kimyasal peeling, lazerle cilt yenileme, lazerle derin soyma, dermabrazyon ve fraksiyonel lazer işlemleri bu tür izleri giderebilir.
Bu tür izlerde derinin alt tabakaları etkilenir. Deriden oldukça çökük, başlangıçta kırmızı, zaman içerisinde beyaz renk alan derin izlerdir. Bu tür izlerde daha farklı ve derin işlemler yapılarak bir dereceye kadar düzelme sağlanabilir.
Icepick (buz kıracağı) skar, buz kıracağı ile delinmiş gibi gözüken, dar, keskin sınırlı bir sivilce (akne) izidir. Genellikle çapı 2 mm’den dardır. İzin derinliği, derinin alt dokularına ve yağ dokusuna kadar gider. Icepick skar, lazer ile cilt soyma ve dermabrazyon gibi iz tedavilerine uygun değildir, çünkü çok derindir. Punch eksizyon (zımba kesisi), Punch eksizyonu sonrası deri ekleme tekniği ve spot TCA uygulamaları icepick (buz kıracağı) skarda tercih edilmesi gereken yöntemlerdir.
Boxcar (yük vagonu) skar, yuvarlak veya oval şekilli, keskin dikey kenarlı, deriden çökük izlerdir. Icepick skardan farkı, izin dibi sivri değildir. Yüzeysel boxcar skar, 0.1-0.5 mm derinliktedir. Bu tür izler derin soyma teknikleri ile iyileşebilir. Ancak, 0.5 mm’den daha derin izlerde, derin soyma tedavilerinin dışında punch yükseltme gibi diğer teknikler uygulanmalıdır.
Rolling (dalgalı) skar, normal görünümlü üst derinin, alt tabakalar tarafından çekilmesi sonucu oluşur. Bu yüzden deri dalgalı görünür. Rolling skarda subsizyon tekniği ve dolgu yöntemi kullanılmalıdır.
Nadiren bazı kişilerde sivilce (akne) bölgesinde fibroblastların ( kollajen üreten hücreler) fazla çalışması sonucu, deriden yukarı doğru büyüyen kabarık bir yara dokusu yani “keloid” oluşur. Daha çok erkeklerde ve gövde bölgesinde görülür.
Sivilce (akne) izlerinin tedavisinde, derin soyan lazer ve dermabrazyon yöntemleri sivilce (akne) tedavisi tamamlandıktan sonra yapılmalıdır. Sivilce (akne) tedavisi esnasında kullanılan ilaçlar ve peeling yöntemleri, aynı zamanda izlere de etkili olurlar. Sivilce (akne) ve iz tedavisi yapan lazerler, sivilce (akne) tedavisi sırasında kullanılabilir. Tedavi sırasında lazer kullanımı sivilce (akne)ler iyileştirirken, izleri de geriletebilir. Tedavi tamamlandıktan sonra halen geride kalmış olan derin izler varsa, daha derin soyan lazer tedavileri ve dermabrazyon düşünülebilir.